Sayfa: 1 2
Redsun9
◊Nereo Rocco◊
Üyelik Tarihi: 05-2006
Yer: ACM-TR
Mesaj: 2565

|
|
|
|
Andreas Andersson
Bir süredir bu bölümde eski oyuncularımızı inceleyemiyorduk.Sitenin diğer meselelerinden.Artık düzenli olarak eski oyuncularımızı,arada köşede unutulmuş,"aaa,birde bu vardı Milan'da!","O şimdi nerde acaba?" diyeceğiniz yüzlerimizi eskisi gibi gün ışığına çıkaracağız.Başlığa katkılarınızı bekliyorum.
İlk konuğumuzu 1997 döneminden,yani 2.Capello döneminden alalım istedim.Bu dönem AC Milan tarihinde özeldir.Çünkü şu anın tam aksine "herkesi alalım güzel olsun" diye tarif edebileceğimiz, bol miktarda yetenek ve pahalı transfer yaptığımız bir dönem.
İşte böyle bir dönemde alıyoruz Andreas Andersson'ı IFK Göteborg takımından.
Andersson'u dikkatli Fenerbahçe taraftarları hatırlayacaklardır.2002-2003 Sezonu UEFA Kupası 1.Tur 2.Maçında AIK Solna ile oynadığı maçtan.Ali Güneş'le 1-0 öne geçmişken Fenerbahçe,30.dakikada Andersson'un ortası ile Hoch durumu 1-1'e taşımıştı.Maçı Fenerbahçe 3-1 kazanmıştı.Herneyse biz Andersson'a geri dönelim.
1997 yılında IFK Göteborg ile 39 maçta 19 gol atıp gol kralı olarak gelecek vaadeden bir performans çizen Andersson,Capello'nun talimatı ile takıma kazandırılır.Sanıyorum Gren,Nordahl tarzı yeni bir yetenek peşindedir takımımız.AC Milan'da 13 maç forma giyer ve 1 gol atar.Başarısız performansı sonrası kimse ne olduğunu anlamadan New Castle United'a gönderilir.1sene burada kalan Andersson son olarak 6 sene oynayıp futbola veda edeceği AIK Solna'ya gelir.
Dizindeki problemlerden ötürü 1 Ağustos 2005 günü jübilesini yapar Andersson.Hoca olarak çalışmaya başlar.
Şu an 33 yaşında olan Andersson, AC Milan'da forma giyecek kapasitede olmadığını ortaya koymuştur.
en son düzeltme: Redsun9, 3/Jul/2007, 22:23
---
www.acmilanturkiye.com
|
|
3/Jul/2007, 22:22
|
|
Redsun9
◊Nereo Rocco◊
Üyelik Tarihi: 05-2006
Yer: ACM-TR
Mesaj: 2565

|
|
|
|
Luigi Sala
Evet sevgili "O Şimdi Nerede?" takipçileri.Nostalji sevenler,"anılarda yaşayanlar"...4.Konuğumuzla,yeni bir "O Şimdi Nerede?" ile tekrar karşınızdayız.
Sıradaki misafirimiz toplumsal hafızanın daha kabul edilebilir kıldığı biri.2.Capello döneminin sayısız isimsiz kahramanından biri değil bu kez,aktif futbol yaşantısına ise halen devam etmekte.Evet bahsettiğimiz kişi Luigi Sala.
Şöyle 1998'e götürelim sizi.Hani İbrahim Ba'lı,Leonardo'lu,Albertini'li,Oliver Bierhoff'lu yıllara.Bu dönem açıkçası pek de isimsiz kahraman çıkartmamış bir dönemdir.Herkes elle tutulur,sonrasında önemli yerlerde bulunmuş futbolculardan oluşan bir dönemdir.
1999 yılında Parma-AC Milan maçından bir görüntü-Sala rakibi ile mücadelede
Dönemin defans oyuncusu Luigi Sala 1974doğumludur.Futbola sokak aralarında top sektirip pizzasına iddiaya girerken memleketi Como'da başlar.95-98 döneminde Bari ile hem Serie A hem Serie B tecrübesi yaşar.Burada presli adam adama markajlı oyunu dikkat çeker,İtalyan U-21'dir.Gençtir yeteneklidir.AC Milan'ın Capello döneminden kalma defans sıkıntısı çözülememiştir.Baresi'nin yokluğu gün gibi kendini göstermektedir.İşte böyle bir dönemde AC Milan kadrosuna Luigi Sala'yı katar.57 maçta görev alır Sala 2001 yılına kadar.Galatasaray yenilgisinde kadroda vardır Sala.
1999'da yükselişte olduğu yıl 4-0'lık Galler maçına çağrılır İtalya Milli takımının.1999'da Zaccheroni hocamız önderliğinde çok da anlamlı bir Scudetto'yu AC Milan'la kazanır.Peşi sıra gelen yoğun maç trafiği ve Şampiyonlar Ligindeki başarısızlıklar Sala dahil AC Milan defansının durumunu göz önüne getirir.
2001 yılında kendini Atalanta'da bulur Sala.3 yıl burada kalacaktır.Küçük bir Chievo-Atalanta yolculuğu sonunda nihayetinde 2005 yılında Sampdoria'ya gelir.2 yıldır düzenli olarak oynamaktadır Sala.
Sala teknik oyunu ve markajları,hızı ile hatırlanacaktır.Tıpkı eski oyuncularımızdan Panucci'nin yaptığı gibi öne çıkığ rahalıkla gol de bulabilmektedir.16 golü olduğunu toplamda not düşelim.
---
www.acmilanturkiye.com
|
|
26/Jul/2007, 10:32
|
|
Redsun9
◊Nereo Rocco◊
Üyelik Tarihi: 05-2006
Yer: ACM-TR
Mesaj: 2565

|
|
|
|
Taribo West
Not:"O Şimdi Nerede?"nin yeni konuğu Taribo West'in aşağıda okuyacağınız dosyası "Eski Oyuncular" başlığındaki 5.sayfada yer alan yazımın özetlenmiş şeklidir.Duyurulur
1974 Lagos doğumlu, AC Milanlı Nijeryalı eski defans oyuncusu.
Kariyerine 1992'de Nijerya'nın Sharks Port Harcourt takımında başlayan West bu seneden sonra kelimenin tam anlamıyla gezginliğe başlar.Ertesi yıl yine bir Nijerya kulübü olan Julius Berger'e geçen West için bundan sonra Avrupa arenasına çıkıştır.
Önce Auxerre tarafından keşfedilen oyuncu 1997'de Inter tarafından alınır.Inter'in UEFA kupasını aldığı kadroda vardır West.(En uzun süre kaldığı takımdır Inter)
2000 yılında AC Milan West'i kiralar.Zaccheroni'li ikinci sezonda çok kısa bir süre forma giyer.Kanımca iyide oynamıştır o dönemde AC Milan'da.Yarım sezon forma giyen West sonrasında nedenini tam bilmediğimiz bir sebepten ötürü (o dönemde malum internet pek yaygın değil milliyet-sabah gazetelerinin ufacık avrupa futbolu köşesinden öğrenebiliyoruz gelişmeleri) West'in İngiltere'ye Derby County'e gittiğini görüyoruz.2001-2002 döneminde Almanya yolcusu olan West Kaiserslautern'de forma giyer.Pek oynayamaz burada da.
2003-2004 döneminde Yugoslavya'da Partizan takımında forma giyen West,ertesi sene Katar'ın Al Arabi takımına gider.Geçtiğimiz sene Plymouth Angle isimli bir İngiliz takımında gözüken West aynı sene buradan da ayrılır.Bir süre boşta kalır West.Kavgacı kişiliği ile Avrupa'da daha fazla yapamayacağını anlar tutar köyünün yolunu.
2006 yılı itibarı ile Nijerya-Lagos'un Julius Berger takımına gelir.Bu takım Sunday Oliseh, Samson Siasia, Emmanuel Amuneke, Rashidi Yekini gibi Nijerya'yı Nijerya yapan oyuncuları yetiştirmiş bir ekol kulüptür Nijerya'da.West defans olarak görev yapmaktadır.Amacı bu kulüpte futbolu bırakmak ve yönetici olmaktır.
Nijerya'nın Kanulu,Ikpebalı,Okochalı,Yekinili, Amokachili efsane kadrolarında yer almış West'İn kariyerinde Auxerre'le 1 lig şampiyonluğu 2 de Fransa Kupası,Inter'le UEFA şampiyonluğu bulunmaktadır.
Milan'dan gitmesine gerçekten üzüldüğüm bir adamdır West.Yararlı oluyordu takıma.Hızlıydı ileri çıkıp gol de arardı,hatta atardı.Milan'la da bir golü var kafayla attığı Udinese'yi 4-0 yendiğimiz maçta Sheva-Bierhoff-Leonardo ile birlikte atmıştı golünü.
Ne diyelim;örgülü,boncuklu punk-tribal saç stili ile yeşil sahaların Dennis Rodmanına benzettiğim bu adama ömür boyu başarı dileyelim.Bir Ibrahim Ba yerine West'i geri alsaydık sanırım daha mutlu olurdum.
---
www.acmilanturkiye.com
|
|
5/Aug/2007, 10:57
|
|
Redsun9
◊Nereo Rocco◊
Üyelik Tarihi: 05-2006
Yer: ACM-TR
Mesaj: 2565

|
|
|
|
Drazen Brncic
Merhabalar sevgili "O Şimdi Nerede?" takipçileri;
Şu sıcak yaz günlerinde yolumuz kavurucu sıcaktaki Nijerya'nın köylerinden şimdi de ABD emperyalistleri tarafından paramparça edilmiş bir coğrafyaya uzanıyor.Güney Slavlar ülkesindeyiz
bu hafta.Tüm yıkık köprüleri,dikenli telleri,ağlayan çocukları ve Birleşmiş Milletler tanklarını geride bırakarak...Durağımız Pancevlerin,Bobanların,
Prosineckilerin ülkesi: HIRVATİSTAN !
AC Milan ve Hırvatistan kelimeleri yanyana geldiği zaman toplumsal bellek hemen "Boban" ismini çıkartır biliçaltından.Saygıyla eğiliyoruz üstadın önünde.Başka sefere diyoruz,
başkent Zagreb'deki "Bobans" lokantasında bir kahvesini içeriz umuduyla diyoruz ve yolumuza devam ediyoruz.
Kendimizi 2000 yılında buluyoruz bir anda.Alberto Zaccheroni yıllar sonra gelen Scudetto'nun keyfini sürüyor ama tedirgin de.Avrupa'da sonuçlar hiç de iyi gitmiyor.
Üstelik ligde de güçlenmiş bir Juventus,Lazio ve Inter canımızı sıkıyor.Böyle hengameli bir dönemde olimpiyatlar gerçekleşiyor.Takımımızdan pek çok ünlü ismi milli takımlar için
alıyorlar...
Zaccheroni hemen bir rapor veriyor Galliani'ye.Diyor ki "bana acil her mevkiye adam gerek patron!35 kişiye çıkartayım ben kadroyu Aralık ayına kadar sonra ayıklama yaparız"
Galliani ne yapsın, söyle alalım diyor."Daha bir gün önce Roque Jr.'ı almadık mı?"diyor.Zaccheroni'nin verdiği listede Brncic ismi göze çarpıyor.
Drazen Brncic futbola Yugoslavya'nın Segena ve Dinamo takımlarında başlıyor.1'er yıllık Asse ve Charleroi tecrübelerinden sonra 1998 yılında kapağı İtalya'ya atıyor.
Belçika pasaportu ediniyor ülkesindeki kargaşadan korkup bu arada.İşime yarar birileri beni kolay kolay alır diye düşünüyor.1999 yılında Monza'da oynuyor ve göze batıyor.Udinese'de olduğu dönemden zaten seviyor Zaccheroni Brncic'i.
Roque Jr.'ın transferinin hemen ertesinde getiriyoruz Brncic'i Milanello'ya.AC Milan'da olmanın haklı gururunu yaşıyor Brncic ama kısa sürede sihirli değneği olmadığı aksine büyük kulübü kaldıramayacağı gün gibi çıkıyor ortaya.
AC Milan'a geldiğinde 29 yaşında biri olarak geliyor yani tecrübeli.17 numaralı formayı giyiyor.Ama bir lig maçı ve kupa maçı dışında kendine yer bulamıyor takımda.
Bu arada takımımız son 20 yılın ikinci en kötü (birincisi Oscar Tabarez dönemidir) dönemine doğru adım adım savruluyor.Zaten yenilmişiz Galatasaray'a 3-2 aynı sene içinde, moraller bozuk.
Hikayenin bundan sonrası hayalkırıklıkları ile pekişen bilindik yol.Bakın nasıl dile getiriyor Brncic o yılları:
"Shevchenko, Costacurta, Gattuso, Léonardo, Albertini gibi isimlerle oynamak rüya gibiydi" diyor şu an kendisi.
"Bir lig maçında oynattılar beni birde Şampiyonlar Ligi maçında biraz forma giydim.Aslına hazırlık döneminde iyidim.Ama 6 ay sonra kendime kulüp bulmamı istediler"
İsminin AC Milan'la anılmasını bir onur olarak söylüyor "yazık ki şansımı kullanamadım,Albertini-Ambrosini gibi isimlerin bildiği Vicenza'ya geçebildim neyseki" diyor.
Inter kısa süreliğine Brncic'i alıyor 2001'de.Sanıyorlar ki nasıl Rossoneri bizim atıkları adam edip bizi rezil ediyorsa bizde yaparız aynı işi.Düşündükleri gibi olmuyor.Ancona-Venezia gibi 2.3.lig takımları sonraki durakları oluyor Drazen'in.
Serie A'da hayalkırıklıkları yaşayan Brncic son umut olarak pasaportunu çıkartıyor masaüzerine ve diyorki..."Bir tek sen kaldın elimde" "İnsanın vatanı doğduğu değil doyduğu yerdir" diyor.E kolay değil tabi,yazımızın başında dedik ABD emperyalistleri vatan mı bırakmışlar coğrafyalarında.
Nihayetinde Belçika'ya döner Brncic.MVV Maastricht'te 3 yıl forma giyer ve 12 gol atar.
Brncic RCS Visse'de
Son durağı 36 yaşında bu yaz transfer olduğu Belçika 2.Ligi B kategorisi takımı RCS Visse'dir.2 yıllık sözleşme imzalar.
Futbolu burada bırakıp hocalık yapmak isteyen Brncic'e ömür boyu başarı diliyoruz.
Önümüzdeki günlerde bakalım tarihimiz bizi hangi coğrafyalara götürecek.
Esenlikler dilerim.
en son düzeltme: Redsun9, 12/Sep/2007, 22:27
---
www.acmilanturkiye.com
|
|
19/Aug/2007, 15:25
|
|
Redsun9
◊Nereo Rocco◊
Üyelik Tarihi: 05-2006
Yer: ACM-TR
Mesaj: 2565

|
|
|
|
Julio Cesar Santos Correa
Yeni bir "O Şimdi Nerede?" ile tekrar karşınızdayız değerli takipçiler;
8.haftaya da gelmiş bulunuyoruz.Milanello sokaklarından çıkıp elimizde harita; dünya kazan biz kepçe ex-Rossonerilerimizin izini itina ile sürmeye devam ediyoruz.Belçikalar,Fransalar,Cezayirler,Norveçler derken bu kez de kıblemizi Brezilya semalarına dönüyoruz.
AC Milan ve Brezilya..Bu iki kelime son dönemde o kadar içiçe geçmiş durumdaki.Şimdi birileri çıkıp kızacak bize."Asıl Fenerbahçe öyle ama!" diyecek bizim cevabımızda sade bir "peki öyle olsun" olacak.
Şaka bir yana AC Milan'da Brezilya kolonisinin oluşturulmasında baş mimarlardan biri şüphesiz Leonardo'dur.Leonardo AC Milan'da 90'ların sonunda Bierhoff ve George Weah ikilisi ile birlikte ileride forma giyerken artık futbolu bırakma zamanının geldiğini düşünür.Küçük bir gezintiye çıkar ülkesine ve futbolu bırakır.Ancak gerçek bir Rossoneri olmuştur Leonardo.Galliani ve Braida kafadarlarla görüşür verilen emir bellidir."Leonardo sen camianın güney Amerika avcısı olacaksın!" Leonardo görevi kabul eder.Kendisi ayrıca Milan Vakfının başkanı yapılarak kurumsal kimlik kazandırılır.Böylece Leonardo'nun girişim ve temasları başlar Sambacılarla.1999'da Shevchenko transferi olduğu dönem o yaz Serginho getirtilir öncelikle.Müthiş bir yetenektir Serginho.Sonrasında formül tutmaya başlayınca Dida ile temasa geçilir.Zaccheroni dönemleridir bunlar.Ligde şampiyon olduğumuz 17.kupamızı aldığımız ancak Avrupa'da şok yenilgilerle sarsıldığımız bir dönemdir.Defans içinde genişçe bir liste vermiştir Zaccheroni önceki bölümlerden hatırlayacağınız üzere (bknz: Drazen Brncic)
Leonardo olaya el atar ve der ki; "Bence 96'dan beri İspanya tecrübesi bulunan ve yakınen tanıdığım Real Madrid'li Julio Cesar'ı alalım geriye" Galliani altın bulmuş gibi sevinir ve hemen alalım der.
Asıl adı Julio Cesar Santos Correa olan Julio Cesar 1978 Brezilya doğumludur.Kariyerine 90'ların ortasına doğru Meksika'nın Club America'sında başlayan Julio Cesar kısa sürede keşfedilir.16 yaşında ailesini ve köyünü terketmek zorunda kalacaktır.Vincente Cantatore ısrarla ister bu oyuncuyu.Real Valladolid ilk durağı olacaktır.58 maçta forma giyip 4 de gol atar.Real Madrid hemen oyuncuyu alır ve 6 yıllık kontrat imzalatır.Madrid çok seviçlidir ve en fazla 3 senelik Madrid macerası başlar Cesar'ın.Burada ilk kez Şampiyonlar Liginde forma giyer Julio Cesar.
2000-2001 döneminde AC Milan Zaccheroni ve Leonardo'nun isteği doğrultusunda yetenekli gördüğü Julio Cesar'ı Milanello'ya getirtir.Kiralık gelen oyuncu o günler şöyle anmaktadır:
"Milan benim hayallerimin takımı,birgün burada olacağım aklımın ucuna gelmezdi"
Sezonun açılışında önce Vicenza sonra Bologna,Parma ve Juventus maçlarında forma şansı bulur Cesar.Artık yeni takım arkadaşları Thomas Helveg-Paolo Maldini-Billy Costacurta-Roque Jr.dır.Performansı hiç beğenilmez.Toplara geç kalmaktadır ve rakip ataklarının bir anda boş sorumlusu haline gelir.Yavaş kalan defansta elbette Senatörler göze batmayacaktır.Henüz sezon yeni başlamışken kış gibi ayrılmak istediğini söyler yönetime.Real Madrid'le görüşme yapılır ve oyuncu Real Sociedad'a gönderilir.
Julio Cesar'ın yolu böylece Milanello'dan bir daha dönmemek üzere ayrılır.Yazık ki gittiği hiç bir kulüpte dikiş tutturamaz,kısa aralıklarla Benfica-Austria Wien (burada başında Daum varken şampiyonluk yaşamıştır)-Valladolid-Bolton ve Meksika'nın Tigres UANL takımlarını dolaşır.Tigres'te önemli bir oyuncu konumuna gelir defans için.
Meksika'da iken ilginç bir haber gelir Cesar için.Teklif Türkiye'dendir.Trabzonspor Beşiktaş ile Cesar için kapışır.Oyuncunun da Trabzon'a sıcak baktığı söylenir.Kalecileri Jefferson'un da Brezilyalı olması sebebiyle defansta bu ikilinin kolay uyum sağlayacağını düşünen yöneticer Julio Cesar'ı takıma kazandırmak için kolları sıvarlar.Ancak sonuç başarısız olur.Cesar Trabzon yerine Yunanistan'a gider.
2006'dan bu yana Olympiakos forması giyen Julio Cesar bu ekiple tam 5 de gol atmıştır.
Yolu İbau-Sarr-Domoraud gibi az kalsın Türkiye ile kesişecek olan Julio Cesar için de ömür boyu başarı dileyelim.
Bu haftalık da bu kadar değerli takipçiler,
Esenlikler dilerim.
en son düzeltme: Redsun9, 22/Sep/2007, 16:44
---
www.acmilanturkiye.com
|
|
22/Sep/2007, 16:37
|
|
Redsun9
◊Nereo Rocco◊
Üyelik Tarihi: 05-2006
Yer: ACM-TR
Mesaj: 2565

|
|
|
|
Winston Bogarde
Merhabalar "O Şimdi Nerede?" takipçileri,
Geçen konuğumuz Julio Cesar'ın Brezilyalarda başlayıp İspanyalar,İtalyalar,Meksikalarla devam eden koşturmacası beni de bir nebze yordu doğrusunu söylemek gerekirse.
Site yönetim toplantısında arkadaşlar: "Redsun iyi hoş gezip duruyorsun bu eski adamlarımızın peşinde ama siteye anasayfa lazım yapılacak bir sürü teknik iş güç var" feryat figan ve sitemlerine "peki arkadaşlar ben Acur Firardalığıma bir süre ara veriyorum ama işleri %80 oranında halledersem yolcudur abbas bağlasan durmaz" diyerek yanıt vermiştim.Onay gelmişti bunun üzerine.Çalıştık,uğraştık kaliteli bir anasayfa inşa ettik sonra bavulumu topladım ve hemen havaalanında aldım soluğu.
"O Şimdi Nerede?" takipçileri acaba şapkadan hangi isimsiz adam çıkacak şimdi derken, ratingleri biraz arttırmak için 2.Capello döneminden bir yıldız seçeyim bu haftaki köşemize dedim.Muhalefet hemen aldı sazı eline "O Şimdi Nerede?" ticari oldu...eski tadı tuzu kalmadı!" demeye başladı.Kimse şüpheye düşmesin öyle bir tarihimiz varki o isimsiz kahramanlardan sürüsüne bereket var kulübümüzün tarihinde.Tez zamanda döneceğiz onlara.
Yolumuz bu kez Hollanda semalarına düşüyor değerli takipçiler.1997 yazında bizzat gidip 1 ay kadar yakınen inceleme şansını yakaladığım lalelerin,bisikletlilerin,gelgitlerin,peynirin ve sütün ülkesi...portakal Hollanda.Bu saydıklarıma artık ne yazık ki; eşcinselliğin,sex-shopların,uyuşturucunun ülkesi gibi sıfatlar da eklenmiş durumda.Konuğumuz Winston Bogarde.Evet birçoklarımızın kulağında "aaa Bogarde vardı vallahi" diye çınlayan Bogarde bu.
Winston Bogarde kariyerine takımımız Avrupa ve Dünya'da fırtına gibi eserken 1988/89 yılında Hollanda'nın SVV takımında başlar.11 maç forma giyer ve 1990'da E.Rotterdam takımına gelir.10 küsür maçta burada oynayan Bpgarde sonra aynı kentin Sparta Roterdam'ına gelir.Burada istikrarlı olur 64 maç oynar 1994 yılına kadar.14 de gol atar.
Bogarde için bu prehistorik dönemi bir kenara bırakırsak asıl yükseliş ve kariyer 1994 yılında geldiği Ajax ile başlar.Luis Van Gaal Bogarde'ı çok beğenir.Ajax o yılların hegemonyasını kurmuş PSV'sini bu çocuklarla (Davids-Seedorf-Kluivert-Kanu...) ile kenara itecek ve 1995'te ne acı ki bizi yenerek finalde CL şampiyonu olacaktır.
Bizim Tabarez dönemimizdir sonrası."Bunalım Dönemi"* diyelim özetle bu döneme.Capello'nun yeniden gelişi ile eski şaşalı günlere dönüş mucizesi beklenmektedir.Capello Bogarde'ı çok beğenmektedir.Hollandalı ekolünü tekrar oturtabilmek için takımda Ajax'tan bu dinamik isimler getirtilmektedir Milan'a.
1997/1998 dönemi başında Winston Bogarde AC Milan'a getirtilir.Ancak mevkisi çok çok ağırdır.Center-back yani göbekte oynamaktadır defansta.Baresi'nin yeni jübilesini yaptığı yıllardır.Maldini ve Costacurta ile birlikte oynamak her baba yiğidin harcı değildir.Bogarde sadece 3 maçta forma şansı bulur.Sonrasında bir anda gözden düşer.Yedek kulübesinin Steiner Nielsen ve Patrick Kluivert gibi isimlerle müdaimi olur.
Bogarde henüz gençtir ve oynamak istemektedir.Yakın takipte olan Barcelona teklifle gelince seve seve veririz Bogarde'ı.O seneki 3.Hollandalı hayal kırıklığımız ise böylece son bulmuştur.Kluivert yerine hatta Ravanelli'nin peşinden koşarız ciddi ciddi ancak olmaz.
Barcelona'daki Bogarde'ı özellikle Galatasaray'lı milanistalarımız yakınen hatırlayacaklardır.Van Gaal talabesine güvenmektedir.Barca ile 41 maç forma giyer 2000 yılına kadar.
2000 yılında son durağı Chelsea olur Bogarde'ın.Sancılı başlar macerası İngiltere'deki çünkü daha imzasını henüz atmıştır ki hocası Claudio Ranieri Bogarde'ı takımda istemez.Ayrılmasını ister.Ancak kendine başka takım bulamamasından ötürü yedek olarak oturmayı tercih eder.Bpgarde'ın yaşadığı hayalkırıklığıdır.Bir işe yaramaz olarak görülmesi eski Milanistamıza koyar.Gerçi haftalık £40,000 oynamamasına karşın düzenli almaktadır.O da gıcık olsun diye hiç biryere gitmiyorum hadi bakalım der.Ve resmen koskoca 4 senede 11 maç forma giyer.İsmi çoktan unutulup gitmiştir bile.
Hayalkırıklıkları ve öfkesi Bogarde'a kitap yazdırır.Kendisi'nin "Deze Neger Buigt Voor Niemand" (Bu Zenci Kimse İçin Baş Eğmez) isimli bir anı kitabı bulunmaktadır.Chelsea günlerini hayatının hatası olarak görmektedir.Basınla arası açılır ama inadına kontratını göstererek kulüpten ayrılmaz.İsmi "bencil zenci" ye çıkmıştır bir anda.Bazen gençlerle bazen a takımla boş yere idmanlara çıkar sonra evine döner ve kitap yazar Bogarde.
Bogarde'ın "Bu Zenci Kimse İçin Boyun Eğmedi" isimli kitabı
2004'te sözleşmesi biter ve jübilesini yapmaya karar verir.Ancak arasının bu kadar açık olduğu Chelsea buna yanaşmaz.Takım bulamamıştır kendine jübile yapacak...Ne Ajax ne Milan sahip çıkmıştır. (Halbuki şimdi Ibau'yu bile çağrıyoruz jübilesi için)
20 kez milli forma giymiş olan ve yolu Milanello sokaklarından geçen bu yalnız zenciye ömür boyu başarı diliyoruz.
Nice güzelliklere Bogarde!
Bu haftalık "O Şimdi Nerede" köşemizin de sonuna geldik değerli takipçiler.Hepinize esenlikler dilerim.
Değerlerimize sahip çıkalım.
______________________________________________________________
*Kuledeki Rüzgar köşemde "Kupaavcılarına İnat, İnadına Milan Diyebilmek" isimli son yazım incelenebilir konuyla ilgili olarak
en son düzeltme: Redsun9, 29/Oct/2007, 15:36
---
www.acmilanturkiye.com
|
|
24/Oct/2007, 17:37
|
|
Sayfa: 1 2
Link to us
- Blogs
- Hall of Honour
- Chat
Giriş Yapmadınız:
2006 ©AC Milan Türkiye Forum | Bugün-Saat: 29/Nov/2009, 0:18
|
|
|